Blog entry by Buse Ermen

Picture of Buse Ermen
by Buse Ermen - Sunday, 14 November 2021, 9:18 AM
Anyone in the world

  ‘’ Sen sadece kendinsin. İçinden bir şey yap- kendini                        kanıtlamak için değil, sadece ifade etmek için!

 

Kendi şarkını söyle.

Kendi dansını göster.

Doğanın olmanı seçtiği şeyi ol ve haz duy. ‘’ (Osho)

 

 

 

Kendi İçimizdeki Cevapsız Sorular

Kendimizi bir olayın içinde görmek, herhangi bir şeye adım atmak için hep bir ses hep bir çağrı bekleriz. Bizi harekete geçirecek olanı bazen iç sesimizden bekleriz. Bazen içimizden öyle niyetler geçiririz ki bir bakarız kafamızdan geçen şeylerle bir anda karşı karşıyayız. Kendimizin, isteklerimizin, arzularımızın ne kadar farkındayız? Sadece isteklerimizi ve arzularımızı düşünmek için ne kadar çaba harcıyoruz? Ya da günlük koşuşturmaların içinde bunları düşünmeye ne kadar zaman ayırıyoruz? O zaman bu sorulara biraz daha yakından bakalım.

soru işareti

Kendinin farkında mısın?

İçimizdeki sesleri en son dinlediğimizde henüz çocuktuk belki. Belki gelen seslere kulak versek de seslerin ne anlama geldiğini bulamıyorduk. Peki, yetişkin olunca bu seslerin ne anlama geldiğini düşünmek yerine onları dinlemeyi tümden mi bıraktık? Sanırım öyle oldu. İç sesimizi dinlemediğimiz, ona kulak vermediğimiz için belki de küstürdük onu. Şimdi sorsak dahi ne düşünüyorsun bu konuda, nasıl yapalım diye, cevap vermek istemiyor. O halde hala yaşamaya devam ediyorken, hala nefes alıyorken bir şeyler yapmaya ve kendine bir şans vermeye ne dersin?

 

 

 

Kendi istek ve arzularına kulak ver

 

Kendi içimizde duymaya alıştığımız birçok ses var. Canı istediğinde bize iyi şeyler söylüyor. Canı istemediğinde ise bizi suçlamaya, bizi eleştirmeye ve moralimizi bozmaya çalışıyor. Peki, bu ses kendi canı ne isterse onu yapıyorken biz ne yapıyoruz? O ses, bize doğru olanı mı gösteriyor gerçekten?

kendini düşün

Evet, neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlayabilmek çok zor. Belki bunun için bir kendimizi kullanma kılavuzumuz olsa ne iyi olurdu. Aslında aldığımız en ufağından bir elektronik aletin bile kullanma kılavuzu var ve biz onu doğru kullanabilmek için kılavuzu okuyup anlamaya çalışıyorsak, bunu kendimiz için neden yapmıyoruz?

Parayla, emekle aldığımız o eşyanın değeri var bizim için ve bozulmasından korktuğumuz için onu korumaya çalışıyoruz. O eşyaya karşı nasıl davranmamız gerektiğini anlamaya çalışıyoruz. Peki, bunu kendimiz için ne zaman yaptık? Kendimizi dinleyip gerçekten içimizdeki sesin ne istediğine, sorununun ne olduğunu ne zaman anlamaya çalıştık? Kendimizi, sağlığımızı bozmamak için en son neye dikkat ettik?

 

Kendi Sesini Dinlemeyi Öğren

 

 Kaç yaşında olursan ol, şu an bu yazıyı okuyup da bu satırlara kadar indiysen demek ki kendini dinlemek istiyorsun. Ve bu zamana kadar kendini dinlemediğin için pişmansın belki. Şimdi bir şeyler yapmak istiyorsun ve nasıl ya da nereden başlayacağını düşünüyorsun belki.

 

  

Pişmanlık öyle güçlü bir duygu ki onu gerçekten hissettiğimizde bütün imkânsız görünen olayları dahi olduruyor.

 

 

Ne diyor sana iç sesin? Onunla barışık mısın? Onu dinliyor musun?

Belki dinlemek istiyorsun ama nasıl yapacağını bilmiyorsun. O zaman dön ona ve bugüne kadar belki de sormadığın soruları sor. Ben kimim? Ben ne istiyorum? Ben ne yapmaktan hoşlanırım? Kendini keşfet. Sorularını sor ve bekle. Düşün. Sana cevaplarını belki gün içinde hiç yapmadığın bir şeyi deneyimlerken verecek. Belki ormanda yürüyüş yaparken ve sessizliği dinlerken bir anda konuşmaya başlayacak seninle. Dertleşecek ve bugüne kadar onunla hiç konuşmadan neler yaptığınıza şöyle bir bakacaksınız. Bakacaksınız ki geçmişteki hataların farkına varıp geleceği daha büyük ve güzel arzularla donatabilesiniz.

 

Kendi içine dönüp kendin için bir şeyler yapabilme imkânını fark ettiğin an, kendini tanımak için attığın büyük bir adım aslında.

 

Kendini uçak moduna al

Kendini anlamak, kendini dinlemek için öyle uzaklara gitmene gerek yok. Kendi istek ve arzularını öğrenmek ve doğru soruları sormak için ülke değiştirmene ya da Bodrum’a gitmene de gerek yok. Tek yapman gereken şey sessiz bir yer bularak gözünü kapatman ve düşünmen. Ve sorular sorman kendine. Kimsin sen bu hayatta?

 Hepimiz yaşamamız boyunca birlikte yaşadığımız insanlardan, doğduğumuz yerden, gittiğimiz okuldan bir şeyler taşıyoruz. Bunlar biriktiğinde şu an ki halimizi oluşturuyor. Aslında kim olduğumuzu, neleri sevip nelerden hoşlanmadığımızı. Peki ya bunların hiçbirine maruz kalmadığında ya da yaşadığın bütün olayları bir saniyeliğine de olsa bir kenara koyduğunda, sen kimsin?

Bazen günlük koşuşturmaların içinde ya da başkalarıyla ilgilenirken kendimizle ilgilenmeyi ve kendimizi dinlemeyi unutuyoruz. Konu kendimiz için zaman yaratma olduğunda biraz cimriyiz nedense. Önceliği başka şeylere verirken kendimizi unutuyoruz. O zaman ne dersiniz, bugün kendinizi uçak moduna alıp dış dünyaya kendimizi kapatma günü olsun mu?

Kendi hikâyeni bul

İçimizdeki konuşmaları bizden başka dinleyecek kimse olmadığı için en güzel kendimizle konuşabiliriz. Kendimizin dert arkadaşı oluruz. Güçlüklerimizi, zayıflıklarımızı insanlardan önce kendimize gösteririz ki, gerçekte yaşandığında bu durumları önce kendimiz kabul edip benimseyelim. Sahip çıkalım hatalarımıza. Çünkü nasıl güzel davranışları biz yapıyorsak zaman zaman kötü davranışlarımızı gerçekleştiren de biziz. Her şeyimizle bir bütün olalım. Her halimizi kucaklayıp benimseyelim.

 

 

     Kendimizi yargılamadan, insan olduğumuzu unutmadan, sevgi ve şefkatle…

 

Anlayış gösterebiliriz mesela yaptığımız hatalara. Belki kendimize, insan demenin özü zaten hatalarıyla var olmak, sözünü söyleyebiliriz kendimize. Eğer sıkışıp kaldığımız konular varsa akışına bırakmak gerektiğiniz hatırlatırız. Göstermemiz gereken bir potansiyelimiz olduğunu ve bunun herkese özel, eşsiz olduğunu söyleyebiliriz. Tıpkı parmak izlerimizin birbirine benzemediği gibi, hiç birimizin başkasıyla kıyaslanacak benzerlikleri olmadığını söyleriz. Son olarak içimizdeki hazineden bahsederiz. Hani şu bizim içimizde olan, başka kimsenin bilmediği ve ancak bizim çabamızla, kendimize dönüp baktığımızda ortaya çıkarabileceğimiz özelliklerimizi konuşuruz. Konuşuruz ki bu hayatta kendi hikâyemizin kahramanı olduğumuzun farkına varalım.