Blog entry by Nebahat Daşkin

Nebahat Daşkin
by Nebahat Daşkin - Sunday, 31 October 2021, 11:10 AM
Anyone in the world

         Eskiden Eba ya da zoom mu vardı? Öyle bilgisayarlarınız yada kişi başına düşen lüks cep telefonlarımız da yoktu . Televizyonu bile zar zor bulan çocuklardık . Öyle internetimiz falan da yoktu hatta böyle şeylerin hayalini bile kuramadık . Öyle ailemiz bizi her gün okula falan götürmezdi .Kml'erce yolu kendi başımıza giderdik . Öyle servis mervis kim kaybetmiş de biz bulalım .Ailemiz öyle şimdiki gibi ödevin var mı bugün hangi konuyu işlediniz , gel ödevlerini yapalım falan demezdi.Hatta çoğu kere ödevi yap bile demezdi . Okursan da kendine okumazsan da kendine yaparsın derlerdi .Gerisine karışmazlardı .Küçücük yaşımızdan itibaren sorumluluk alırdık ; belki de almak zorunda kalırdık çünkü okula gittiğimizde de bizi bekleyen koşullar çetindi .Eti senin kemiği benim diye tembihlenmiş ve bize ait tüm yetkileri eline almış heran kaşları çatılan , gözleri yuvasından fırlayan bir öğretmen profili bizi bekliyordu .

Herşeye rağmen seve seve ödev yapan çocuklardık biz .Okula en uzak mahalleden gidip , beyaz çorabında tek bir çamur lekesi dahi olmayan tertemiz nesildik .Tırnaklarımız kısa, saçlar örülü, sabun kokulu mendillerimizle tutardık okulun yolunu . Sırtımızda boyumuzdan büyük çanta, altında bir parça odun... 

     Kış ayında soba yakacaksa öğretmen odun götürmek de bize düşerdi. Silgi kaybolmasın diye yorgan iğnesiyle delip boynumuza asardı annemiz.

     Beslenme çantamız vardı mesela, her daim içinde buğday ekmeğimiz... Biz güzel çocuklardık. Yokluk vardı belki ama  güzel anıları da o günlerde  biriktirdik .